Pylopac

Ürün Açıklaması
  • 0
  • Pazartesi Aralık 26th, 2016

Peptik Ülser

Ülser, yâda bilimsel adıyla peptik ülser, sindirim sistemini oluşturan epitel dokuda meydana gelen kalıcı hasar (yara) sonucu, kendini birçok negatif belirtiyle gösteren bir rahatsızlık şeklidir.

Kendi içinde, oluştukları yere göre, başlıca 3 Gruba ayrılır;

  • Mide Ülseri
  • Özofagus (Yemek Borusu) Ülseri
  • Duodenum (On iki parmak bağırsağı) Ülseri

Sindirim sisteminde meydana geldikleri yerler farklı olduğu için, tanı ve tedavi yöntemleri de farklılık gösterebilmektedir.

Ülser, kendini mide ağrıları, mide bulantısı, iştahsızlık ve kilo kaybı ile göstermektedir. Özellikle öğün aralarında ortaya çıkan kemirme ve yanma benzeri ağrılar ile karakterize edilir. Yemek yendiğinde veya anti asit bir ilaç alındığında bu ağrı hissi hafiflemekte yâda kaybolmaktadır.

Ülserin hala tam olarak nasıl oluştuğu bilinmese de, aşağıda yazan faktörlerin her birinin ülser oluşum riskini arttırdığı veya sebeplerinden olduğu kanıtlanmıştır ve bu yüzden tedavi sırasında yok edilmek, engellemek ya da önlem alınmak amacıyla hedef alınırlar.

  • Helicobacter pylori Enfeksiyonu
  • Aspirin, Ibuprofen, naproxen vb. NSAI (Non-steroidal Anti Inflammatory) grubu ilaçların kronik olarak, uzun süreli kullanımına bağlı olarak mide duvarını koruyucu faktörlerin azalması.
  • Stres
  • Sindirim sistemindeki ve özellikle mide duvarını oluşturan epitel dokuya ve koruyucu faktörlerine negatif etki gösteren besinlerin yoğunlukla tüketilmesi. Bunların arasında Kahve, çikolata, alkollü içecekler, gazlı ve asitli içecekler, kızartılmış besinler… vb. ’de bulunmaktadır.
  • Mide Kanseri veya midedeki asit salgısında sorumlu hücre ve dokulara etkileyen rahatsızlıklar.
  • Yapılan bazı çalışmalar, özellikle sigara kullanan bazı kişilerde, asit salınımının arttığını ve anti-asit özellik gösteren H2 reseptör antagonisti ilaçların etkilerini yitirdiği kanıtlamıştır.

Ülser tedavisi, doktor tanısını takiben, uygun ilaç kombinasyonu, diyet uygulamaları ve stresin azaltılması şeklinde, çok yönlü tedavi olarak kendini kabul ettirmiştir. Tedavi sonrasında, hastalığın nüksetmesini engellemek amacıyla uzun süreli bir kontrol süreci ve hayat biçiminde radikal değişikliklere gidilmesi tavsiye edilmektedir.

Uygulanan tedavinin esas amacı, ülsere sebep olarak tespit edilmiş faktörlerin ortadan kaldırılıp, mide duvarının tamir edilmesi ve mide duvarını koruyucu faktörlerin geri kazandırılmasıdır.

Ülser, insanlığı çok uzun süre meşgul etmiş bir hastalıktır. Helicobacter pylori keşfine kadar, ülser tedavisi tamamen semptomatik idi ve ölüm riski, günümüze göre çok daha yüksek bir hastalıktı. Tedavi süresince ancak belirtiler bastırılabiliyor ve bu da çoğu durumda, hastalığın kronikleşmesine sebep oluyordu. Fakat geleneksel tıbbın aksine, insanlar yüzyıllardır, çeşitli bitkileri kullanarak, sindirim sisteminde oluşan bu rahatsızlığı gidermiştir. Momordica Charantia (Kudret Narı), Hibiscus Cannabinus(Kenaf), Hibiscus Sabdariffa(Kerkede), sindirim sistemi üzerine pozitif etkileri bilinen, ülsere karşı koruyucu ve mide duvarını tamir edici özelliklerinden dolayı, uzun süredir, yağları veya özleri halinde, tedavi amacıyla,  hastalara verilmektedir. Ayrıca kekik ve tarçın ekstraktlarının da, Helicobacter pyloriye karşı etkinlik gösterdiği tespit edilmiştir

 

Gastroözofagal Reflü

Gastroözofagal Reflü, nam-ı diğer Reflü hastalığı, çeşitli sebeplerden dolayı, midenin giriş kısmında kasılmadan ve midenin kapanmasından sorumlu sfinkter kasının, görevini yapmamaya başlaması sonucu, midede bulunan asit, pankreatik sıvılar ve gıda karışımının, yemek borusuna geri kaçmasıyla kendini gösteren rahatsızlık türevidir.

Oluşmasına etken olan bazı sebepler aşağıdakiler arasında mevcuttur;

  • Hamilelik,
  • Mide Fıtığı ve Mide Felci,
  • NSAI’ler, antidepresanlar, kemik erimesi tedavisinde kullanılan bifosfonatlar vs gibi ilaçlar
  • Obezite,
  • Stres,
  • Yaşam biçimi (Kahve, çay, çikolata, nane gibi ürünlerin çok sık kullanılması, aşırı sıcak besin tüketimi, sigara, alkol vs…),

Bazı belirtileri ise aşağıdakiler gibidir;

  • Göğüste Yanma ve/veya Ağrı
  • Kusma
  • Ağızda Ekşime ve/veya Kötü Koku
  • Diş Çürümesi

Tedavisi ise genel olarak Proton Pompası İnhibitörleri, H2 Reseptör Antagonistleri ve Anti Asit İlaçlarına takriben, yaşam stilinde köklü değişikliklere gidilmesi olarak tespit edilmiştir. Bazı vakalarda ameliyat vasıtasıyla, hasar görmüş mide sfinkterinin tamir edilmesi gerekebilmektedir. Momordica Charantia (Kudret Narı), epitel dokuyu tamir edici özelliğinden dolayı özofagus boyunca oluşan hasarın giderilmesi için yağları veya özleri halinde uzun yıllardır kullanılmaktadır.

 

Referanslar

  1. MacGill, M., Acid Reflux: Causes, Symptoms and Treatments, Medical News Today, 2015
    < http://www.medicalnewstoday.com/articles/146619.php. >
  2. http://patients.gi.org/topics/acid-reflux/
  3. JONES, R. and GALMICHE, J. P., Review: What do we mean by GERD? – definition and diagnosis, Alimentary Pharmacology & Therapeutics, 2005, < http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/j.1365-2036.2005.02610.x/full >
  4. Yamada T, Searle JG, Ahnen D, et al. Helicobacter pylori in Peptic Ulcer Disease.1994, 272(1), 5-69.
  5. Vaira, D., Menegatti, M., Miglioli, M., What is the role of Helycobacter Pylori in complicated ulcer disease, Gastroenterology, 1997, 113(6), S78-84
  6. Jones, M.P., The Role of Psychosocial Factors in Peptic Ulcer Disease: Beyond Helicobacter Pylori and NSAID`s, Journal of Psychosomatic Research, 2006 , 60(4), 407-412
  7. Grover, J.K., Yadav, S.P., Pharmacological Actions and Potential Uses of Mamordica charantia, a review, Journal of Ethnopharmacology, 2004, 93(1), 123-132,
  8. Eastwood, G.L., Is Smoking Still in the Pathogenesis of Peptic Ulcer Disease?, Journal of Clinical Gastroenterology, 1997,25, S1-7